BYLOCK DELİL MİDİR?

Temmuz 2016 darbe girişimine kadar adını duymadığımız, Bylock adlı mobil iletişim uygulaması, program indirme platformları olan itunes & play store'dan indirebilen, esasında alternatiflerinden hiç bir farkı olmayan iletişim uygulamasıymış. 

Bylock mobil iletişim sisteminde gönderici tarafından mesaj gönderildiğinde, alıcıya iletildiğinde, program log tutmadan mesajı silecek şekilde yapılmış. Bylock'u diğer iletişim uygulamalarından ayıran tek özellikte buymuş. Bu özellik daha sonra diğer mobil iletişim uygulamalarına da uygulandı.

Artık Bylock’un yüksek güvenlikli bir iletişim aracı olmadığı konusunda neredeyse herkes hem fikir. Konuya ilişkin sanal âlemde yazılan yazılardan birinde “cemaat'in paraya para demediğini varsayarsak, ücretsiz indirilebilir ve reklamla yayın hayatına devam eden bir uygulamayı kullanması saçma olurdu. Böyle bir uygulama, yıllık 5-6 bin TL masraf ile özgün olarak yapılabilir. Ayrıca tüm örgüt üyeleri android kullanarak uygulamayı telefonun ana işletim sistemine ekletebilirlerdi. Böylece telefonlar ele geçirildiğinde inceleyen ekip uygulamayı bulamazdı.” diyerek bu konuya ciddi bir açıklık getirmekte.

Darbe girişiminden sonra başlayan süreçte Bylock kullananlar işten el çektirildi, memurluktan ihraç edildiler ve tutuklamaya maruz kaldılar. Bu işlemlerde esas alınan en önemlisi ve temel iddia “Bylock yüklemek” isnadıdır.

Şüphelilerin yargılama makamlarında alınan ifadelerinde veyahut idarelerine verdikleri savunmalarda, hakkında işlem yapılan kişilerin bir kısmı uygulamadan habersiz olduğunu, bir kısmı da telefonlarına başkaları tarafından yüklendiğini beyan etmektedir.

Temel hukuk norm ve içtihatlarında bir mobil iletişim uygulaması tek başına asla delil olarak kabul edilemez. Ancak Bylock yüklemenin yanı sıra programın ancak yasadışı işlemlerde kullanılmasının ispatı halinde hukuken delil olur. Bu da Bylock yüklenen kişilerin Bylock’ta yaptığı yazışmaların deşifresin gerektirir.

Ayrıca Bylock uygulamasına ilişkin delillerin geçerli olabilmesi için kişilerden mobil cihazlarından hukuka uygun bir şekilde ele geçirilmiş, imajı alınmış olmalıdır. Aksi halde deliller hukuki olmadığından karar esas alınamaz.

Bylock’a ilişkin iddialarda mobil cihazları eskidiği için kullanılmayanlar, ikinci el olarak alınanlar, yada telefon kimlik numarası değiştirilen cihazlar üzerinden yapılan suçlamalar ciddi çaba gerektirmektedir.

Ayrıca güvenlik efsanesine inanıp veyahut uygulama hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadan sadece merak için yükleyenlerin varlığı diğer bir hukuki problem olarak önümüzde durmaktadır.

Bylock’a ilişkin iddiaların handikabı ise, paylaşılan internet bağlantıları nedeniyle IP adresi üzerinden yapılan işlemlerdir. Komşularıyla internet bağlantısını paylaşanlar, aynı işyerimde çalışanlar, ya da wifi şifresini rızası dâhilinde ya da rızası haricinde vermelerin sonucu olarak birçok kişi, Bylock’tan haberdar olmadığını halde Bylock kullanmış gibi görünebilmektedir.

Bu nedenle Bylock’un suça ilişkin delil olabilmesi için Bylock’a ilişkin delillerin hukuka uygun olarak toplanmış olması ve içeriklerinin deşifre edilmiş ve deşifre edilen bilgilerin suçlamaya uygun olması gerekmektedir. Aksi halde Bylock delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

 

Cemalettin GÜRLER

Ankara 2017

© Copyright - DİGİTA