ESAS NO : 2014/15408 KARAR NO : 2016/10257

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın müvekkillerinin eşi ve babası olan murisin kullandığı araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ve elem çektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000’er TL maddi, 10.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

    Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, işbu davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL davacı Ş. için, 10.000,00 TL davacı S. için olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 01/04/2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7.500,00 TL davacı Ş. için, 7.500,00 TL davacı S.  için olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/04/2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı M.K. tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın (Aşağıda 2 ve 3 no’lu bentte belirtilen hususlar dışında) hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı M.K.’nın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkeme tarafından aldırılan ATK raporunda davalı sürücü Fuat 5 oranında, davacıların murisi K. ise e oranında kusurlu bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise kusur oranları karıştırılarak sanki e oranında kusurlu olan davalı sürücü F. imiş gibi hesaplama yapılmak suretiyle temyiz eden davalı M. aleyhine fazla tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3-Davacı küçük S. dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise kusur oranları temyiz eden davalı M. aleyhine karıştırılarak davacı küçük S. için 9.227,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlendiği halde, mahkemece davacı S. bakımından gerçek zarar aşılarak 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

© Copyright - DİGİTA