ESAS NO : 2014/15662 KARAR NO : 2016/10259

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaya müvekkiline çarpması sonucu  davacının malul kaldığını, elem çektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 75.000,00 YTL iş göremezlik tazminatı ile 75.000,00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

  Davalı H.C.K. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının yola aniden fırlaması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, davacının iddia ettiği maluliyetine ve kazaya kendisinin neden olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

  Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, maluliyet ile trafik kazası arasında illiyet bağı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

   1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan HUMK.nın 159. maddesine göre müddetleri kanun veya hakim tayin eder. Kanunda gösterilen müstesna hallerden başka hakim kanunen tayin edilen müddetleri tezyit veya tenkis edemez. Kendinin tayin ettiği müddetleri iki tarafı dinledikten sonra makul sebeplere binaen tenkis ve tezyit edebilir. Aynı Kanun’un 163. maddesinde, "Kanunun tayin ettiği müddetler katidir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir. Aksi takdirde tayin olunan müddeti geçirmiş olan taraf yenisini isteyebilir. Bu suretle verilecek müddet katidir. Bir daha verilemez." hükmüne yer verilmiştir.

    Somut olayda davacı vekilince davacının kaza tarihinde tedavi olduğu AnK.N. Hastanesi’ndeki tedavi evrak protokol numarası doğru olarak bildirildiği halde, AnK.N. Hastanesi’nce herhangi kayda rastlanılamadığı ancak davacıda evrak örnekleri var ise gönderildiğinde istenen hususun yerine getirilebileceği bildirilmiş, mahkemece davacı vekiline ilgili evrakları bildirmesi için süreler verilmiş ise de, yukarıda belirtilen HUMK'un 163. maddesi hükmüne göre kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi bakımından ülke koşulları ve hayatın gerçekleri göz önünde tutularak taraflara yüklenen yükümlülüklerin birer birer açıklanması, tarafların yapacağı işlemlerin duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olarak belirlenmesi, kesin süre verilen tarafa süreye uymadığı takdirde  bunun hukuki sonuçlarının ihtar edilmesi gerekir. Yargıtay'ın uygulaması da bu yöndedir. (HGK 25.06.1975-1-1560/837, HGK 18.02.1983-1-1284/141, HGK 24.06.1992-14-296/395, HGK 10.10.2001-14-940/709) Eldeki davada davacı tarafa ilgili tedavi evraklarını sunması için süreler verilmiş ise de, kesin süreye uymamanın sonuçları hatırlatılmamıştır. Bu durumda verilen süre HUMK'un 163. maddesine uygun değildir. Davacı tarafından ilgili AnK.N. Hastanesi evrakları verilen süreler içerisinde sunulmayınca, aldırılan ATK raporunda davacının kaza tarihinde tanzim olunmuş tıbbi belge ve grafikleri dosyasında bulunmadığından kişide tespit edilen klinik tablonun dava konusu olayla illiyet bağı kurulamadığı, illiyetin varlığı kabul edilirse davacının f oranında meslekte kazanma gücünü kaybedeceği belirtilmiştir. Davacı tarafça ATK raporuna itirazlarında  ilgili  AnK.N. Hastanesi evrakları dosyaya sunularak, AnK.N. Hastanesi’ne müzekkere yazılması talep edildiği halde, mahkemece ATK raporuna göre maluliyet ile trafik kazası arasında illiyet bağı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından delil olarak dayanılan kolluk görevlilerince düzenlenen, sahteliği ispat edilinceye kadar geçerli olan davaya konu kaza tespit tutanağına göre davacının davaya konu trafik kazasında yaralandığı hususu sabittir, ATK raporu düzenleninceye kadar da davalıların illiyet bağı konusunda herhangi bir itirazı olmamıştır. Mahkemece davacıya ilgili evrakları sunması için verilen süre de HUMK'un 163. maddesine uygun değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, HUMK'un 333, 334, 335 ve 336. maddeleri(HMK 221. madde) gereğince AnK.N. Hastanesi’nden davacının davaya konu trafik kazası ile ilgili tüm tedavi evrakları getirtilerek ATK’dan illiyet bağı hususunda ek rapor aldırılarak sonucuna göre maddi ve manevi tazminat hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

   3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin maddi tazminat ile ilgili temyiz itirazının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

© Copyright - DİGİTA