ESAS NO : 2015/2521 KARAR NO : 2016/10415

-K A R A R-

Davacı vekili; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yapmış olduğu tek taraflı kazada davacının yaralanarak malül kaldığını, davalıya yapılan başvuru üzerine 26/04/2013 tarihinde 25.267,00 TL'lik kısmi bir ödeme yapıldığını, bu rakamın gerçek zararın çok altında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, 24/09/2014 tarihli dilekçe ile talebini 147.500,57  TL  olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili; zamanaşımı definde bulunduklarını,  sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlA. şahıs başına azami 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, maluliyet tazminatı talebini içeren başvuru üzerine 26/04/2013 tarihinde 25.267,18 TL tutarında tazminatın ödendiğini, davalı şirketin üzerine düŞ.tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve dava tarihinden faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı tarafından davalı sigorta şirketine açmış olduğu davanın limitle sınırlı olmak kaydı ile 147.500,57 TL'nin 26/04/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, çalışma gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının  olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(HGK 17.06.2015 tarih, 2013/17-2423 esas, 2015/1661 karar sayılı ilamı)

Mahkemece, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.09.2014 tarihli 7 maluliyet belirten rapor hükme esas alınmış ise de, İskenderun Devlet Hastanesi'nin maluliyet oranına ilişkin raporuyla çelişki arz etmektedir.

Dosya içinde davacının maluliyetine ilişkin çelişkili iki rapor bulunmaktadır.  Kaza, 09.11.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla  rapor alınıp sonucuna göre göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece, aktüerya raporunu düzenleyen  bilirkişiden, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda maluliyet oranı belirlendikten sonra, malul kalan davacının bu durumuna göre gelirinin hesaplanması hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

© Copyright - DİGİTA