ESAS NO : 2016/723 KARAR NO : 2016/1031

- K A R A R -

Davacılar vekili, dava dışı A.D.’nin sürücüsü, A.D.'nın maliki olduğu davacıya kasko sigortalı aracın  yere gömülü hareketli bariyerin açılması nedeniyle hasar gördüğünü, tamiri için tamir servislerine toplam  9.979,34 TL ödeme yapıldığını, hasardan bozuk bariyerlerle ilgili gerekli önlemleri almayan davalı Belediyenin sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek 9.979,34 TL nin  ödeme tarihi olan 14.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar  verilmesini talep ve dava etmiştir.

  Davalı M. Belediyesi vekili, davanın hizmet kusuruna dayalı olup idari yargının görevli olduğunu, hasarı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

    Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına  göre; davanın kısmen kabulüne, 9.690,57 TL nin ödeme tarihi olan 14.01.2013 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı M. Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle rücuen tazminat  istemine ilişkindir. 

Davacıya kasko sigortalı aracın, yol üzerindeki hareketli bariyerin açılması nedeniyle hasarlandığı iddiasıyla M. Belediye Başkanlığı aleyhine dava açılmış olup, davada hizmet kusuruna dayanılmıştır. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyeler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir.

 Bu itibarla, davanın HMK 114/1-b.maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

© Copyright - DİGİTA