Haciz ihbarnamelerinin tebliği tarihinde, amme borçlusuna bir borcu yoksa avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilemez

T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

ESAS NO   : 2011/8387

KARAR NO: 2012/6177       

 

Y A R G I T A Y   İ L A M I

 

 

       Davacı vekili, davalı D. Süt ve Süt Ürünleri A.Ş’nin dava dışı amme borçlularının borcu için haciz ihbarnamesi gönderildiğini, haciz ihbarnamesine verilen cevapta borçlu olmadıklarının bildirilmesine rağmen yapılan araştırmada amme borçlularına borcu olduğunun anlaşıldığı iddiası ile ödeme miktarı kadar alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

       Mahkemece, davaya konu edilen amme alacaklarının ödenmiş olmasından dolayı davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ve vekâlet ücreti yönünden de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

       Dava 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesine göre açılmış alacak davasıdır.

       Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde yazılı haciz ihbarnamelerinden dolayı sorumlu olduğu iddiası ile davalı aleyhine açılan davada vergi borcunun ödenmesinden dolayı esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar doğru ise de davanın açılmasına, davalı tarafın sebebiyet verdiği yolundaki kabulü doğru değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafın dava dilekçesinde yazılı haciz ihbarnamelerinin tebliği tarihinde, amme borçlusuna bir borcu yoktur. Bu durumda davalının haciz ihbarnamesine itiraz etmesi tabii olduğu gibi davanın açılmasına sebep olduğu da söylenemez. Hal böyle olunca davalı tarafın yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması isabetli değildir.

       Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16.6.2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin öngörülmüş olması karşısında vekalet ücretinin maktu olarak tayini sonuç olarak doğru olmakla birlikte bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine gerek bulunmamaktadır.

 

© Copyright - DİGİTA