Kanun savunmaı veya bilirkişi raporuna karşı beyanı sunmakı için süre verdiği halde, bu sürelere riayet edilmeden yargılamanın sürdürülerek karar verilmesi de savunma hakkının ihlalidi.

T.C.  Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Esas No     : 2013/5258

Karar No    : 2013/6874

Y A R G I T A Y   İ L A M I

      Davacı vekili müvekkiline ait aracın davalı kurumun bakım ve onarımından sorumlu olduğu yolda oluşan büyük çukurlar nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

      Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını bildirip hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. 

       Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nin 10.02.2012 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

      Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.

      Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı Karayolları Genel Müdürlüğü, kamu hizmeti sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Olay idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan, zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 2. bendi hükmünce, tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesi hükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen dikkate alınması zorunludur.

      Somut olayda, karayolunda bulunan çukurlar ve tümsekler nedeniyle gerekli onarımları yapmayan ve önlemleri almayan Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığından, mahkemece, adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

© Copyright - DİGİTA