Manevi Tazminatın amacı cezalandırma değildir

T.C. YARGITAY        21. Hukuk Dairesi

ESAS NO   : 2012/760

KARAR NO: 2012/591

TARİHİ      : 14/09/2011

K A R A R

      Dava, iş kazasına uğrayan davacının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkeme, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazla talebin reddine karar vermiştir.

       Davacının, davalı İhlas Haber Ajansı AŞ'de kameraman olarak çalıştığı, Türk Kızılayı yardım konvoyu ile birlikte Irak'ta bulunduğu 20.9.2004 tarihinde silahlı saldırıcı sonucu 5 gün iş ve gücünden kalır şekilde yaralandığı, davalı işverenin % 100 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

      Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

      Hakimin bu takdir hakkını kullanırken,  ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü,  tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )

     Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminatın çok fazla olduğu ortadadır.

© Copyright - DİGİTA