Sürücü değişikliği yapıldığının ve rizikonun teminat dışında kaldığının ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğu

T.C. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi

ESAS NO     : 2011/5241

KARAR NO    : 2012/33  

Y A R G I T A Y   İ L A M I

       Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

      Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.

       Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

       Diğer taraftan, TTK.’nun 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir.

       Keza, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.

      Görüldüğü gibi, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesinin müeyyidesi genel şartlarda düzenlenmediği gibi, bu husus rizikonun teminat dışında kaldığı haller arasında da sayılmamıştır. Bu halde, konunun TTK.’nun 1290. ve 1292/son madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre,  sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise,  sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.

      Somut olayda, davalı sigorta şirketi vekili, ekspertiz raporuna, yazılı tanık beyanlarına, olay yeri ve araçların fotoğraflarına dayanarak, kaza ile araçlarındaki hasarlı kısımların uyuşmadığını, sürücü değişikliği yapıldığını, rizikonun teminat dışında kaldığını savunmuştur.

      Yukarıda da açıklandığı üzere rizikonun teminat dışında sayılması için davalı sigorta şirketinin iddia ettiği oluş şeklinin teminat dışı hallerden birisi olması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasarın, davacı tarafın iddia ettiği gibi anlaşmalı trafik kazası tespit tutanağına uymadığı, başka bir yerde ve şekilde meydana gelmiş olabileceği belirtilmiş, mahkemece, bu tespite dayanılarak rizikonun teminat dışında kaldığı kabul edilmiştir.

      O halde mahkemece, sürücü değişikliği yapıldığının ve rizikonun teminat dışında kaldığının ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğu gözetilerek…

© Copyright - DİGİTA