Tahkim, yalnız tarafların arzularına tabi olan, yani davalı ile davacının mahkeme kararına gerek olmaksızın aralarında anlaşarak....

T.C.

YARGITAY

Onbirinci Hukuk Dairesi

E: 2011/13485

K: 2012/19915

T: 05.12.2012

Hakem Sözleşmesi

         Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 05.11.2010 tarihli ortaklar kuruluna usulüne uygun olarak çağrılmadığını, toplantının belirtilen yerde yapılmadığını, şirket işlerinden kendisinin haberdar edilmediğini ileri sürerek, ortaklar kurulunun iptalini talep ve dava etmiştir.

         Davalı vekili, ana sözleşmenin 13. maddesine göre uyuşmazlığın hakem marifetiyle çözüleceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

         Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ana sözleşmenin 13. maddesine göre uyuşmazlığın hakem yoluyla çözüleceği gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece şirket ana sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca uyuşmazlığın hakem yoluyla çözüleceği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa tahkim konusunda ana sözleşmede yer alan bir hüküm veya yapılacak hakem sözleşmesi geçersizdir. Tahkim, yalnız tarafların arzularına tabi olan, yani davalı ile davacının mahkeme kararına gerek olmaksızın aralarında anlaşarak sonuçlandırabilecekleri uyuşmazlıklar konusunda geçerlidir. Halbuki bir genel kurul kararının iptaline dair uyuşmazlığın davacı ve davalı arasında yapılacak anlaşma aile sonuçlandırılması mümkün değildir. Ayrıca, TTK’nın 381. maddesinin 1. fıkrasının münhasıran ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeyi yetkili kılan hükmü ile aynı maddesinin 3. fıkrasının davaların birleştirilmesini zorunlu kılan hükmü de tahkim müessesesi ile bağdaşmamaktadır. (Bkz. Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, üçüncü baskı, s. 226, 227)

(6100 s. HMK m. 408)

(6762 s. TTK m. 381)

© Copyright - DİGİTA